Yaptırımların blokaj etkisi

by nevargundemde
0 comment

Yaptırımların konusu ve hedefi… Rusya’yı finansal sistemden soyutlamaya ve özellikle çoğunluğunu emtia ihracatından elde ettiği gelirleri sınırlamayı hedefleyen yaptırımların boyutları, SWIFT ve Rusya Merkez Bankası’nın rezerv erişilebilirliğinin engellenmesine ilişkin adımlarla yeni bir boyut geliştirdi. Rusya’nın Ukrayna’da devam eden askeri operasyonu nedeniyle yaptırımlarını sürdüren ABD ve müttefikleri, bazı Rus bankalarının ek cezalarla uluslararası ödeme sistemi SWIFT’den çıkarılması kartını devreye sokarken, Büyük gaz ve petrol ödemeleri yapan Gazprombank ve bazı Rus bankaları şimdilik tam bloke edici yaptırımlara konu değil. Buna karşılık, enerji konulu fon transferlerinin kapsamın genele yayılması durumunda Rus sistemine veya eski teknolojiye kayması maliyetleri artıracak ve ticari işlemlerin karşı tarafı açısından kullanışlı olmayacaktır. Dolayısıyla, mevcut hali bile Rus bankaları ve ticari sistemi açısından, ihracat gelirlerine önemli bir etkide bulunacak.

Enerji, metal, hammadde… Rusya dünya emtia ticaretinde çok belirleyici bir konumda bulunmaktadır. Dünya doğal gaz rezervlerinde %19’luk paya sahip olan Rusya, Avrupa’nın ithal ettiği doğal gazda da yarıya yakın (%41) bir paya sahiptir. Ayrıca Rusya, dünya petrol üretiminin %13’ünü elinde bulunduruyor ve tarım ürünlerinden buğday üretiminde ve dünya alüminyum üretiminde üçüncü sırada yer alıyor. Tahıl, gübre, paladyum, nikel, çelik, kömür, odun gibi birçok materyal hem sanayi, hem yapıda, hem de tarımsal üretimde girdi olarak kullanılması bakımından oldukça stratejik öneme sahipken, Rusya bu girdi kalemlerinin ticaretinde lider küresel oyunculardandır. Bu da, Rusya’daki durumun küresel çapta hem girdi enflasyonunu, hem enerji enflasyonunu, hem de gıda enflasyonunu doğrudan etkileyeceğini gösteriyor.

Petrol ve gaz ticaret akışlarında, eğer alternatif arz kaynakları Rusya’yı ikame etmezse önemli bir açık meydana gelebilir. Kritik bir enflasyon sürecinde iken, yüksek enerji fiyatlarından kaynaklı etkinin katmanlanması ihtimalinden söz etmek durumundayız. Bu, aynı zamanda küresel ekonomik büyüme açısından önemli bir risk, bir kriz potansiyeli ve aynı zamanda da 2022 küresel stagflasyonuna zemin hazırlayan bir olgu.

 

Rusya’nın ihracat ortakları… Kaynak: Bloomberg

Rusya’nın olası planlaması, zorluklar… SWIFT (Society for Worldwide Interbank Financial Telecommunication) sistemi bilindiği gibi, uluslararası ticaretin finansmanında kullanılan, yılda trilyonlarca doların transfer edildiği ve sınır ötesi ödemelerde kullanılan güvenli bir iletişim sistemidir. SWIFT, bir anlamda küresel bankacılık sisteminde tercih edilirliği itibariyle tekel durumunda. Dolayısıyla, etkin bir ticari alışveriş için sistemlerin içeriği veya teknolojisinden çok kimler tarafından kullanıldığı önemli. Karşı taraf, bu ticari alışverişte maliyeti, kullanılırlığı veya herhangi bir Amerikan finansal otoritesi yaptırımına konu olmak istemediğinden, SWIFT yasağını devre dışı bırakacak adımlara girmek istemeyebilir. Bu, şu anda genel anlamda yaptırıma konu olmayan Rus bankaları veya enerji gibi mal gruplarındaki ticareti de şu anda dolaylı olarak etkileyebilir. Hem yaptırımların bu alanlara veya diğer bankalara ulaşması konusunda belirsizlik var, hem de herhangi bir karşı ülke bankası OFAC soruşturmasına veya yaptırımına konu olmak istemez.

 

Hem Çin hem de Rusya, SWIFT sistemine alternatifler üzerinde çalışıyor ve halihazırda bazı sistemleri kullanıyor. Çin geliştirdiği CIPS para transfer sisteminin kullanımını teşvik ederken, Rusya bazen kendi bankacılık iletişim sistemi SPFS’yi kullanıyor.

Sonuç? Tedarik sorunlarını, alternatif sistemlere geçiş veya yerel paralarla ticaret gibi etkenler de çözmeyecektir. Enerji arzının etkisini ise halen çift taraflı düşünmek zorundayız. Çünkü, Rus enerjisini çok kaynaktan ikame etmek hem nakliye, hem de sanayinin kullanım ihtiyacı bakımından bazı zorluklar doğuracağı gibi, girdi kaynağındaki değişim ve karmaşıklık verimlilik ve çıkan malın kalitesi anlamında da bazı sorunlara neden olabilir. Rusya açısından ise, Çin ile ticareti geliştirmek bir seçenek olsa da Çin ne pazar olarak Avrupa kadar bir ihtiyaca sahip, ne de Rusya Çin’e aşırı entegre bir ekonomi olmak istemez. Çin’in ekonomi anlamında aşırı güçlenip pazarlara hükmetmesi ise Batı dünyasının pek istemeyeceği bir durumdur. Rus ekonomisi bu yaptırımlardan direkt etkilenerek önemli bir daralma geçirecekken, dünya da yüksek enflasyon ortamından çok daha fazla muzdarip olacaktır.

Kaynak: Tera Yatırım
Hibya Haber Ajansı

You may also like

Leave a Comment